porno izle porno izle porno izle porno izle
bursa escort bayan çarşamba escort bursa escort bayan gemlik escort bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan alanya transfer porno izle porno izle sikiş izle sikis izle sikiş izle porn izle hd porno izle
bursa escort bursa escort escort bayan escort bayan escort bayan escort bayana escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort görükle escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort
Bugun...



KURAN, KELİMESİ ve MANASIYLA ALLAH'ın KELAMIDIR


facebook-paylas
Güncelleme: 06-12-2020 17:51:35 Tarih: 06-12-2020 17:05

KURAN, KELİMESİ ve MANASIYLA ALLAH'ın KELAMIDIR

 

Kuran, kelimesi ve manasıyla Allah'ın kelamıdır.

 

Allah'ın Peygamber teviline ihtiyacı yoktur.

 

Eğer Kuran'ın kelime ve mana boyutunu idrak edemiyorsa bir kişi, bu o kişinin noksanlığıdır.

 

Bir kişinin ehli iman olması için Kuran'ı tüm boyutlarıyla anlaması gerekmez, iman etmesi ve kabul etmesi yeterlidir.

 

İman ve itikat de budur.

 

Akıl, iman meselesinde amaç değil araçtır.

 

Akıl tikelden yola çıkarak tümeli gören bir vasıtadır.

 

İman ikliminde her şey akılla açıklanabilir/açıklanmalıdır diye bir zorunluluk yoktur.

 

Akıl, iman etmemizi sağlayacak düzeyde madde ve mana boyutlarını muhakeme edebilecek yeterliliktedir.

 

Örneğin evrenin genişlediğini haber veren ayeti; (Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz/Zariyat 47 ) belki 1930'lardan önce milyonlarca müslüman, farklı şekillerde Allah'ın iradesinin yansıması olarak anlamış olabilir.

 

Bu durum o müslümanları imanından etmez.

 

Fakat 1930'larda anlaşıldı ki evrenin genişlemesi her an sürüyor.

 

Gök cisimleri(Galaksiler) sürekli birbirinden uzaklaşıyor.

 

Zamanda geriye gidildiğinde, 0 noktasında, yani başlangıç noktasında, yani yaratılış noktasında, evrenin bir noktadan, bir başka değişle yokluktan var olduğunu anlayabiliyoruz.

 

Dev tekeskoplarla, 1900'lü yılların ilk çeyreğinde ortaya çıkarılan bu hakikati 1400 yıl önce Kuran vasıtasıyla Allah söylemiştir.

 

Yaratan ve yaşatan O'dur.

 

Ve bu hakikat de göstermektedir ki Kuran kelimesi ve manasıyla Allah'a aittir.

 

Önemli olan bir müslümanın Allah'ın muradı ve söylediği ne ise o doğrudur ve haktır, imanına sahip olmasıdır.

 

Doğru olan benim anladığım değil, Allah'ın söylediğidir, itikadında olmasıdır.

 

Belki bugün dahi tam manasıyla anlaşılamamış ayetler de olabilir.

 

Belki yüz yıllar sonra gelecek insanlar, "Aaaa Kuran'ın ayetlerinde bu günkü buluş anlatılmış." da diyebilir.

 

Bu ayeti ve gerçeği bizim göremiyor olmamız bizi imansız yapmaz.

 

Biz biliyoruz ki Kuran'ın bildirdiği tüm gerçekler noktasına ve virgülüne kadar doğrudur.

 

Allah'ın ilminin bilgisidir.

 

Oryantalist söylemlerle Dini Mübini İslam'a ve İslami değerlere zarar vermek isteyenler hep oldu.

 

 

Hak ile batılın mücadelesi hız kesmeden, hatta ve hatta hızlanarak devam ediyor.

 

 

Kuran'ı tahrif etmek isteyen bir takım şeytani girişimlerin farkındayız.

 

 

Ama Kuran'ı tahrif etmeye hiç kimsenin gücü yetmez, yetmeyecek.

 

 

İncil'i, Tevrat'ı tahrif edenleri örnek alarak Kuran'a el/dil uzatmak isteyenlerin sonunu elbette göreceğiz.

 

 

Muharref Hristiyanlık'ın ve Muharref Yahudilik'in İslam versiyonunu oluşturmaya çalışanlara müsade etmeyeceğiz.

 

 

Yok olup gidecekler...

 

 

Kuran ise kıyamete değin müslümanın tek rehberi olarak kalacaktır.

 

 

Allah, Kurani ahlak ile yaşamayı nasip etsin.

 

 

Kuran'ın tüm muhaliflerine karşı galip geleceğinden şüphemiz yoktur.

 

 

Kazananlar Kuran'ın safında yer alanlar olacaktır.

 

 

Kuran Allah'ın muhafazası altındadır.

 

 

Bu noktada önemli olan, günahlarımıza rağmen Kuran'ın safında yer alabilme bahtiyarlığıdır.

 

 

Zira Kuran'ın zaferi muhakkaktır.

 

 

Hicr Suresi 9. ayette "Şüphesiz o Zikr’i (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz." buyuran Rabbimiz, kitabını elbette koruyacaktır. Biz Kuran'ın gölgesinde bulunup kazananlardan olabilmeyi ümit edelim.

 

 

Hakka Suresi 44. ayette "Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık." ikazıyla Rabbimiz, Kuran'ın yalnızca ve yalnızca kendi kelamı olduğunu da beyan eder. Kuran'a müdahale hakkını Peygamberinin elinden de alır.

 

 

Hz. Peygamberin şu ikazını da göz önüne almalı birileri. "Kim bilerek bana yalan isnat ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.(Buhari, Ahadisu’l-Enbiya, 50)"

 

 

İslamın ve ayetlerin bana göresi, sana göresi olmaz.

 

 

İslamı ve İslamın temel kaynaklarını en doğru şekliyle Hz. Muhammed'den öğrenebiliriz.

 

 

Hadsizlerin hudutsuzlukları, kendilerinin hazin sonlarının habercisidr.

 

 

 

AHMET PEKİYİ

06.12.2020

 

 

 







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI