porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...



MAARİF DAVASININ MİMARI OLAN ÖĞRETMEN HAYALİM


facebook-paylas
Güncelleme: 12-06-2020 01:15:46 Tarih: 12-06-2020 01:00

MAARİF DAVASININ MİMARI OLAN ÖĞRETMEN HAYALİM

 

Öğretmen; her öğrencisine kendi çocuğuna davranır gibi davranandır. Kendi çocuğuna gösterdiği merhameti, devletin ve milletin emanet ettiği çocuktan esirgeyen kişi öğretmen olamamıştır.

 

Bir öğretmen/eğitimci, daha çok nasıl kazanabilirim, endişesinden çok; daha çok nasıl insan yetiştirebilirim, endişesiyle yaşadığı gün, medeniyetimizi yeniden kazanmış olacağız.

 

Öğretmen, ne kadar çok para kazanabileceğini değil ne kadar çok yürek kazanabileceğini ve ne kadar çok insan kurtarabileceğini dert edinmeye başlarsa medeniyetimiz yeniden şaha kalkacaktır.

 

Öğretmen yetiştirdiği her öğrenciyi, ay yıldızlı al bayrağa bir yıldız olma şuuruyla yetiştirmelidir.

 

Bir ögretmen kurtuluşuna vesile olduğu her öğrenci için cennet sevinci, kaybını önleyemediği her öğrenci için cehennem azabı hissederek mesleğini icra edebilmelidir. Öğretmen, kazandığı her öğrencinin cennete açılan bir kapı olduğunu bilir. Bu şuurla yapar vazifesini...

 

Öğretmen bir toprak, öğrenci ise bir tohumdur. Öğretmenin bu bileşkede rolü, tohumun kendisi olarak yeşermesini sağlamasıdır. Öğretmen, öğrencisini kendisine benzetme çabası içinde olmamalıdır. Öğretmen öğrencisinin şahsiyetini/benliğini özgür kılabildiği kadar öğretmendir.

 

Öğretmen bir paratoner gibidir.Ögrencilerini bu kokuşmuş çağın tüm psikolojik/sosyolojik/mekanik/organik risklerinden korumaya çalışmak gibi bir mesuliyeti vardır onun.  O, öğrencilerine sosyal çevreden bir toz bulaşmasın diye bütün tozları çeker üzerine.

 

Öğretmen, tarihiyle, değerleriyle ve kendisiyle barışık öğrenciler yetiştirir. Çünkü tarihine, değerlerine ve kendisine yabancı fertlerin ne topluma ne kendisine ne ülkesine ne dünyaya bir faydası olmaz.

 

Öğretmen, bir ormana benzer.Onun nüfuz alanında aslolan, her çocuğun kendisi olmasıdır.Nasıl ki bir ormanda envai çeşit bitki yetişiyorsa ve kendisi olarak kalıyorsa öğretmenin etki çemberindeki her çocuk da kendisi olarak kalır. Öğretmen sadece çocukların zihnini/ruhunu besler.

 

Öğretmen sadece öğrencilerinin ruhi ve zihni/maddi ve manevi gelişiminden değil, içinde yaşadığı mahallenin/ilçenin/ilin ve ülkenin de ruhi ve zihni/maddi ve manevi gelişiminden mesuldür.

 

Öğretmen öngörü sahibidir. Yaşadığı toplumun ve kuşakların eğilimlerini/gidişatını görerek gücü yettiğince gerekli tedbirleri alır. Uyarır. Uyandırır.

 

Çocuğu, ögrencilik/çocukluk rolünden uzaklaştıran hiç kimse öğretmen/eğitimci değildir.

 

Öğretmen bahaneler üreten değil şahaneler tasarlayandır. Bahanelere sığınmak, bir öğretmenin lügatinde ve hayat felsefesinde yoktur. Öğretmen, her koşulda vatanı/devleti/milleti/bayrağı için ilmek ilmek dokunan istikbale su/çimento/harç/tuğla/ilgi/bilgi/görgü taşır.

 

Öğretmen, ehliyet kemeri gibir.Çocuğun zihin ve ruh dünyasındaki savrulmaları önlemek için vardır o.Zihin/ruh dünyasındaki savrulmaların önlenebilmesi, öğretmenin merhametli/sevgi dolu kuşatmasına bağlıdır.Öğretmenin ilgisi, öğrencinin zihni/ruhi dünyasında boşluk bırakmaz.

 

Öğretmen, üzerinde yüzlerce çiçek türünün yetiştiği bir yayla/kır misalidir. Meslek hayatı boyunca yüzlerce öğrenci geçer gözlerinin önünden. Yüzlerce öğrenci ondan alması gerekenleri alarak kendilerine has ruhi/zihni kokularıyla/dokularıyla hayata atılırlar.

 

Öğretmen bazen gece gibidir bazen gündüz gibi. Ögrencisinin kusrunu evladının kusrunu örter gibi örttüğünde gece gibidir o. Öğrencisine ayna gibi kendi gerçekliğini kırmadan yansıttığında gündüz gibidir o... Öğretmenin ne zaman gece, ne zaman gündüz olacağını bilmesi mühim.

 

Vicdan... Bir öğretmenin sahip olması gereken en önemli değerdir. Vicdanlı bir öğretmen, meslektaşıyla insanlık çerçevesinde, öğrencisiyle anne/baba hassasiyeti ile, toplumla kardeşlik hukuku gereğince iletişim kurar. Bir öğretmeni öğretmen yapan bu vicdandır.

 

Öğretmen bir fetih adamıdır. Ögrencilerinin yüreğini bayrak, devlet, millet, vatan, ezan, adalet sevgisi ile fethetmeyi şiar edinmiştir o. Öğretmen, öğrencilerinin zihnini ve kalbini maddi/manevi işgallerden kurtarabilirse öğretmendir.

 

Öğretmen bir nehir gibidir. Üzerinde kir/leke barınamayacağı gibi, toplumun ve fertlerin üzerine bulaşan kir ve lekeleri de temizler o.

 

Öğretmen, bir çocuğun göz yaşı damlamasın diye, her gün ağlamayı göze alabilmelidir.

 

Öğretmen çok fonksiyonlu bir navigasyon gibidir.Öğrencisi talep ettiğinde ona yol gösterir.Tercihleri onun önüne çıkarır.Öğrencisinin iradesine ipotek koymaz.Öğrencisine tercih dayatmaz.Çünkü bilir ki öğrencisi öğretmenin fotokopisi olmamalıdır.Öğrenci orijinalitesini korumalıdır

 

Mesela bir yerde bir hukuksuzluk ve adaletsizlik vuku bulduğunda ilk kıyam edecek olan öğretmendir. Zira adaletsizliğe ve ahlaksızlığa karşı kıyam eden öğretmenlerin en güzeli Hz. Muhammed'dir (s.a.v). Öğretmen adaletsizlik ve hukuksuzluk karşısında susarsa kimse konuş(a)maz.

 

Öğretmen adaletin hem temsilcisi hem tebliğcisi hem de uygulayıcısıdır.

 

Öğretmen ögrencisine çocuğuna davranır gibi, amir memuruna kardeşine davranır gibi, memur vatandaşa ailesinden birine davranır gibi davrandığı gün, sosyal devletin gereklerine daha yakın bir noktada olacağız.

 

Öğretmen; yaşadığı dünyayı bir okul olarak gören; Rabbi'nin "oku" emrinin kâinatı okullaştırdığını bilen; dağ, taş, yol, gök, su, insan, kitap... gibi tüm unsurların okunmayı bekleyen hazineler olduğunu bilen kişidir.

 

Öğretmen, yeri gelir güneş olur, ısıtır öğrencilerinin üşüyen ellerini/yüreklerini; yeri gelir ağaç olur gölgesine alır sıcakladıklarında öğrencilerini; yeri gelir dupduru nehir olur susuzluğunu dindirir öğrencilerinin; yeri gelir anne/baba olur sevgiyle kuşatır tüm öğrencilerini

 

Öğretmen; bir Selahaddin, bir Alparslan, bir Osman, bir Fatih, bir Abdulhamid yetiştirebilme iştiyakıyla geçirmeli her gününü. Yetişen bir Selahaddin Kudüs'ü, yetişen bir Alparslan Anadolu'yu, yetişen bir Osman Cihan Devleti hayalini, yetişen bir Fatih İstanbul'u kurtarır...

 

Öğretmenin vazifesi uyandırmaktır.Öğretmen, cemiyeti uyandırmak/ayağa kaldırmakla mükelleftir.Bu kutlu görevin başlangıç noktası öğretmenin önce kendisini uyandırmasıdır.Uyanık bir öğretmen dünyayı uyandırabilir.Buna en iyi örnek, öğretmenlerin başı Hz. Muhammed(s.a.v)'dir.

 

Bir öğretmen, rüyalarında öğrencilerine ders anlatmaya başladığı gün, gerçek manada öğretmen olmuştur. Çünkü öğretmenin eğitimle bağı, okulla sınırlı değildir. Okul duvarları sembolik bir sınırdır öğretmen için. Öğretmen için, sokak/ev/doğa/her kurum/her an... bir okuldur.

 

Öğretmen, gurbetteki evladının yolunu gözler gibi yolunu gözler öğrencilerinin.Çünkü öğretmen bilir ki, bu ülkenin her çocuğu kendi çocuğu gibidir.Bu sebeple okulsuz/sınıfsız/öğrencisiz geçen zamanlarını gurbet; okulla, sınıfla, öğrencilerle geçen zamanını vatan olarak bilir o.

 

Bazı öğretmenlerin "Bir daha dünyaya gelsem öğretmen olmam." dediklerini görüyor ve üzülüyorum. Genç öğretmenim, öyle bir insan yetiştir ki yemesin, yedirmesin, milletine/bayrağına/vatanına/devletine göz dikene dünyayı dar etsin. Sen o kişinin mimarı ol. İstikbal senindir.

 

Sevgili öğretmenim; kendin gibi bir öğretmene çocuğunu emanet eder miydin? Düşün, vicdanınla düşün... Sonra karar ver... Öğretmen misin, değil misin?

 

Çocuğunu kendin gibi bir öğretmene emanet edebilirsen maarif davasına değer katabilirsin...

 

 

AHMET PEKİYİ

12.06.2020







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YUKARI YUKARI