porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...



MEB'e TAVSİYELERİM


facebook-paylas
Güncelleme: 18-06-2020 22:24:11 Tarih: 10-06-2020 00:20

MEB'e TAVSİYELERİM

 


El yazısının kaldırılmasından, 60-65 ay çocuklarının ilkokula başlaması uygulamasının durdurulmasına kadar eğitim sistemine birçok katkımızın olduğunu bilen bilir. Bizim eğitim sahasındaki tek derdimiz çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği oldu. Öyle olmaya da devam edecek. Koltuk ve ganimet avcılarından olmadık, olmayacağız.

 

Tahlilsiz ve teşhissiz tedavi olmaz. Bugün Eğitim Sisteminde asıl mesele tahlil meselesidir. Yanlış tahliller yanlış sonuçlara götürüyor. Yanlış tahlillere yanlış teşhisler ve tedaviler de eklenince sistem pert oluyor. Maalesef...

 

2023 Eğitim Vizyonuna katkısı olması dileğiyle MEB'e bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Uygulanır ya da uygulanmaz ya da vaktini bekler bilemiyorum ama demagoji üretenlerden değil proje ve fikir üretme konusundaki sorumluluğunu yerine getirenlerden olmayı umuyorum.

 

Eğitim sahasında gösterdiği yapıcı/pozitif/anlayışlı liderlik için Ziya SELÇUK Bey'e teşekkürü borç bilirim.

 

1. MEB ilkokullarda Görsel Sanatlar, Müzik, Beden ve Oyun Eğitimi derslerinde branşlaşmaya gitmelidir. Bir öğretmenden hem akademik hem sportif hem de sanatsal yetenekleri keşfetmesini ve yetiştirmesini beklemek eğitimsel ve bilimsel değildir.

 

2. MEB tüm okullarda hizmetlilerin kadrolu olmasını sağlayacak bir alt yapı oluşturmalıdır. Yaz/Tatil aylarında okullardaki kadrolu hizmetlilerin farklı kamusal alanlarda çalışması sağlanabilir. Okullarda profesyonel hizmetli dönemine geçilmeli. Eğitim alanındaki STK'lar için devlet bütçesinden harcanan para, bu işe kanalize edilse çok daha kaliteli, hijyenik, bakımlı okullara sahip oluruz. Okulların bütçesini de çok büyük bir yükten kurtarırız. Umarım Ziya Bey bu konuda adım atar.

 

3. Eğitim kurumlarında birden fazla rehber öğretmen olması durumunda bu öğretmenlerden birinin bay diğerinin bayan olması sağlanmalıdır.

 

4. Meslek liselerinde de alan derslerinin kaynak kitaplarının ücretsiz dağıtımı yapılmalıdır. Bununla ilgili bir ödenek yapılıyorsa bu ödeneklerin doğru amaçla kullanılıp kullanılmadığı takip edilmelidir.

 

5. Mülakat sistemi hem öğretmen alımlarında hem de idareci görevlendirmelerinde tamamen kaldırılmalıdır. Liyakat Sistemine geçiş yapılmalıdır.

 

6. Eğitim yöneticilerinin tamamı sınava tabi tutulmalıdır. Bu yapılmadan hiçbir yöneticiye kadro verilmemelidir.

 

7. Öğretmenler üye oldukları sendikalara aidatlarını kendi ceplerinden ödemelidir. Bu ödemeler kesinti şeklinde memurun maaşından yapılmamalıdır. Sendikalar fabrikalar gibi patronlarına kazandıran yapılar olmaktan çıkarılmalıdır.

 

8. Liselerin zorunlu olması uygulamasına son verilmelidir. Çocukları okulda tutmak hedef olabilir ama bu negatif etkileri olan zorlayıcı güçle olmamalıdır. Dileyen velilere ve çocuklarına tercih hakkı tanınmalıdır. Zorunlu lise eğitimi mutlaka gözden geçirilmeli, bu uygulamanın artısı ve eksisi hesap edilerek, sosyal/kültürel/pedagojik/psikolojik/ekonomik/küresel karşılığı olan alternatifli bir sistem üzerinde çalışılmalıdır. Mevcut sistem birçok sosyolojik/eğitimsel sorun barındırmaktadır.

 

9. Lise öğrencilerinin  hala dersane diye isimlendirdikleri  kurumlara mahkum oldukları gözlenmektedir. Bu kakafoniye bir dur demelidir. 

 

10. Daha önceki yıllarda da önerdiğim üzere sınıflar arasında kategorik olarak Bilgi Kültür Yarışmaları yapılmalıdır. Bu uygulama gelenekselleştirilmelidir. (Bu sene birkaç örnek uygulama duydum ve sevindim)

 

11. Eğitim sahasındaki STK zulmü bitirilmeli.STK'lar dinlensin ama MEB'i bir STK veya STK'lar yönetmesin.Yönetişim şart. Milyonlara, bu ülkenin doğrudan ve dolaylı olarak tamamına hitap eden bir sistem hiçbir STK'nın çiftliği olmamalıdır

 

12. Sorgulayanı susturan değil, sorgulayana motivasyon aşılayan bir kurumsallaşma, eğtim sisteminin karanlıkta mumla aradığı bir iklim. Bu iklimi inşa etmek Ziya SELÇUK Beyin eğitime sağlayacağı en büyük katkı olacaktır.

 

13. Mesleki Orta Okullar mutlaka açılmalı. Meslek liselerinin orta okullarının açılması gerekiyor. 5-8. sınıf öğrencilerinin meslek gruplarına yönlendirilmelerinin orta okul düzeyinde başlaması geleceğin inşasında önemli bir adım/yaklaşım olacaktır.

 

14. Lise Çağı Çocuklarının (gençlerinin) ve Üniversite çağı gençliğinin kirli yapıların ağına düşmemesi için sistemli/sürdürülebilir programlar/faaliyetler/rehberlik çalışmaları yürütülmelidir. Bu konuda MEB ve Üniversitelerimiz, paydaş kurumlarla ortak çalışmalar yapmalıdır.

 

15. Belediyeler ve okullar-ilçe/il müdürlükleri arasında protokol imzalanarak belediyelerin tüm imkânları çocuklarımızın hizmetine sunulmalıdır. Belediyelerin fuzuli kültür/sanat etkinliklerine ayrılan bütçe, çocuklarımızın kabiliyet/vizyon/ufuklarının gelişmesi için kullanılmalıdır.

 

16. Çocuklarımız kayıtsız/kuyutsuz sözde eğitim veren sübyan merkezlerinin elinden kurtarılmalı. Bu merkezlerin vereceği eğitimi devletimiz kendi kurumlarında ve belediyelerin imkânlarıyla vermeli. Velilerimiz çıkar lobilerinin elinden kurtarılmalı.

 

17. Okul ve cami arasına duvarlar örmeye çalışanlara fırsat verilmemeli.Cami ve okul tarih boyunca birbiriyle barışık olmuştur. Bu barışı bozmak isteyenlere fırsat verilmemeli. Okul ve cami kalp ve beyin gibidir. Birbirinin tamamlayıcısıdır. Birbirinin karşısında hiç olmamıştır.

 

18. EBA, eğitimcilerin ilk başvuracağı internet kaynağı olacak şekilde gözden geçirilip yerli/milli dokümantasyonlarla donatılmalı. Eğitimcilerin dokümana ihtiyacı olduğunda akıllarına başka portal gelmemeli. Oyun/müzik/hikâye/çizgi film/ders tekrarı... örnekleriyle ilk başvuru kaynağı EBA olmalı.

 

19. EBA’nın içeriği sınıf düzeyinde sistematik ve tematik konu anlatımlarıyla desteklenmeli. Her sınıf düzeyinden çocuklarımız istedikleri saat EBA’ya giriş yaparak ders ve konu tekrarı yapabilmeli. Gerekirse bu konu anlatımları için profesyonel bir sunu takımı kurulmalı ve bu videolar EBA’ya aktarılmalı.

 

20. Eğitimcinin her sıkıntısını kendi sıkıntısı, kendi hayatını olumsuz etkileyen bir problem olarak gören bir eğitim bürokrasisi olmalı. Eğitim Sisteminde sen/ben/o değil, Biz Bilincini hakim kılan bir yaklaşım/atmosfer yerleşmeli.

 

21. FETÖ ve FETÖVARİ oluşumların eğitim sistemi üstünden nasıl büyüdükleri, eğitim sisteminde hangi kirli/karanlık oyunları oynadıkları mutlaka raporlaştırılmalı, raporun kamuoyuyla paylaşılması sağlanmalı.Bu millet bir daha eğitim sistemi üstünden kazık yememeli.

 

22. Milli Eğitim müfredatının her yönü; tarihiyle, değerleriyle, insanlıkla, tabiatla, hukukla, adaletle, özgürlükle, saygıyla, kendisiyle barışık bireyler yetiştirecek şekilde revize edilmeli. Kazanımlarından, içeriklerine, görsellerine, materyallerine ve uygulama örneklerine kadar.

 

23. MEB müfredatı her yönüyle Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye birliği/bilinci ile geliştirilmeli ve işlenmeli.

 

24. Eğitimcilerimize kendilerini, mesleklerini, il/ilçelerini, ülkelerini geliştirebilmek için sorumluluk alma vizyonu kazandırılmalı. Öğretmenler arasında iki yılda bir proje yarışmaları düzenlenmeli.Bir yıl projeler değerlendirilip diğer yıl uygun revizyonlar yapılarak uygulanmalı. Uygulanabilir ve sürdürülebilir projelerin sahipleri olan öğretmenler onurlandırılmalı.

 

25.  2020/2021 Eğitim/Öğretim yılından itibaren okullar arası bilgi/tecrübe/uygulama transferleri için Ulusal Etkileşim/Paylaşım Ziyaretleri Projesinin uygulanmaya başlaması gerektiğine inanıyorum. Eğitim çalışanlarının birbirinden öğrenecekleri çok şey var.

 

26. Eğitim sahasında yetenek keşfi sadece öğrencilere yönelik yapılmamalıdır. Yetenekleri keşfedilmesi gereken yüzlerce öğretmen vardır. Bu öğretmenlerin eğitim sistemine katacağı çok şey vardır. Yalnız, bir kâşifin onları cesaretlendirmesi/motive etmesi gerekiyor...

 

27. Eğitimde öğrenci/öğretmen/yönetici/veli/bürokrasi/denetim/STK/siyaset         değişkenleri arasında güven/saygı/adalet/liyakat/sevgi/samimiyet temelli bir iletişim/etkileşim ağı olmalı. Bu değişkenlerden hiçbirinin değeri diğerinden az ya da fazla değildir...

 

28. Öğretmenlerin tecrübelerinin literatüre kazandırıldığı yazım çalışmaları başlatmalı.Ögretmenler meslek hayatları boyunca birçok özgün tecrübe ediniyor ve bu tecrübeler maalesef buharlaşıp uçuyor.Bu tecrübelerin dergi/kitap/hatırat çalışmalarıyla kaydedilmesi lâzım

 

29. Hedef/içerik/süreç ve değerlendirme faktörlerinden oluşan Eğitim Programının değerlendirme kısmı maalesef sahadan beslenmiyor. Evet birileri değerlendirme yapıp bu verilerle dört faktörü şekillendiriyor ama sahadan beslenmeyen düzenleme afaki/kadük kalıyor.

 

30. MEB'de teftiş ve rehberliğin felsefesi revize edilmelidir.Denetim/rehberlik ilkelerinden oligarşik tavizler verilmemelidir.Teftiş ve rehberlikte çıkar/menfaat ilişkilerini gözeten bir yaklaşımın noktası dahi kalmamalıdır.Teftiş Sistemi rehberlik bazlı ve adalet odaklı olmalıdır. MEB'de mevcut denetim/rehberlik mevzuatında ilkesel değil teknik sıkıntılar var.Fakat en güzel/ideal mevzuat uygulansa da bazı uygulayıcılar etik ilkelere uymadığında sorun oluşur. Teftiş ve Rehberliğin gayesi kamu yararıdır, kişilerin çıkarları değil.

 

31. Mülteci çocuklarımızın ve bu çocuklarımıza eğitim veren aktörlerin eğitim sahasında yaşadığı sıkıntılar ve çözüm önerileri ile ilgili çalıştay düzenlenmelidir. Mülteci çocuklarımızın kültürel/sosyal/eğitimsel adaptasyonu için bu gereklidir. Mahallesindeki okullarda eğitim alan mülteci çocuklara mutlaka haftasonu destek eğitimi verilmelidir. Bu destek eğitiminin amacı yalnızca Türkçe öğretmek olmalıdır ve bu eğitim, mülteci çocuklardan oluşan gruba ya da gruplara verilmelidir.

 

32. Eğitimin sahası ile merkezi, mutfağı ile meydanı, yerel teşkilat ile merkez teşkilatı arasında sağlıklı bir iletişim ağı kurulmalıdır. Aksi takdirde geçmişin hatalarının ve yanıltmalarının tekerrür etmesi olasıdır.

 

33. Malum STK’nın eğitim sistemi içindeki hukuksuzlukları ve haksız uygulamaları rehabilite ve tedavi edilmelidir. Bu adım atıldığı takdirde eğitim sisteminde doğal bir pozitif yankı/etki oluşacaktır.

 

34. Türk Eğitim Sistemini anlatan ya da Türk Eğitim Sistemine pozitif katkı sunan kaç sinema/dizi örneği var? Bu alanda çekilen film ve dizi örnekleri olumsuz davranış örnekleriyle dolu. Bu negatif örneklerin olumsuz tesirini ortadan kaldıracak eserlere ihtiyacımız var.

 

35. Eğitim Tarihi Müzesi kurulmalıdır. Eğitim Tarihi Müzesi ile eğitim sistemimizin serüveni nesillere aktarılabilecek ve eğitim sistemimizin artısı/eksisi nesillere somut bir şekilde gösterilebilecektir.

 

36. Yaz aylarında çoğunlukla atıl durumda olan okul binalarımız, sosyal/eğitsel/kültürel çekim merkezlerine dönüştürülmelidir. Bunu yapmak için sadece irade ve icraat gerekiyor. Yaz aylarında okullarda neler yapılabilir neler...

 

37. Kimi okullarımızın Okul Aile Birliği bütçelerinde yıllık ihtiyacın üzerinde bağış/sermaye biriktiği dillendiriliyor. Eğer bu gerçekse, bu fonlar ihtiyaç halinde olan okullarla paylaşılmalıdır. Bu süreci de MEB'in yetkilendirilmiş kurulu takip etmelidir.

 

38. Maarif Vakfı’nın çalışmaları hızlanmalı ve kökleşmelidir.

 

39. FATİH Projesi ivedi olarak ilkokul kademesinde de uygulanmaya başlamalıdır. Okullarımızın nitelik/kalite ve alt yapı olarak eşitlenebilmesi açısından ilkokulların da bu donanıma sahip olması ciddi bir gereksinimdir. Bu bağlamda 2020 yılı sonuna kadar tüm ilkokullarda FATİH Projesi alt yapısının kurulması yerinde olacaktır.

 

40. Ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmesidir. Bu uygulama son bulana değin ücretli öğretmenlerin özlük hakları görev yaptıkları dönemde kadrolu öğretmenlerinki ile aynı olmalıdır. Zira ücretli öğretmenin yaptığı işle karolu öğretmenin yaptığı iş aynıdır.

 

41. Her eğitim yılının sonunda bir Ulusal Eğitim/Kültür/Bilim Şenliği uygulanmalıdır. 2020-2021 sonunda başlanılabilir.Şiir dinletilerinin, sergilerin, tiyatroların... olacağı bu şenlik anlamlı olacak ve eğitim/kültür/bilim sistemine değer katacaktır.

 

42. Öğretmenler arasında olduğu gibi veliler arasında da geleneksel yarışmalar yapılmalıdır(okuma/yazma v.s) Velilerimiz için hayat boyu öğrenme bilinci çok önemli.

 

43. Velilerimizin için MEB, 10 kitaptan oluşan bir aile kitaplığı hazırlatmalı ve bu kitapları tüm velilerimize ulaştırarak okumaları sağlanmalıdır. Uzaktan eğitim sürecinde velilerin öğretmen rolü oynadıklarını göz ardı edemeyiz.

 

44. Öğretmenler arası şiir yarışmasının hâlâ yapılmamış olması üzücü. Umarım en kısa sürede yapılır.

 

45. İlkokulda 4. sınıfa gelen bir çocuk 3-4 öğretmen değiştiriyorsa burada bir sorun var demektir. Bu sorunu çözmek gerekiyor.

 

46. Türki Cumhuriyetlerle eğitim/kültür alanında Erasmus benzeri paylaşım/etkileşim projeleri yürütülmelidir. Bunu çok ama çok önemsiyorum.

 

47. Oktay Sinanoğlu isimli bir okulumuz yok bildiğim kadarıyla. Bu Anadolu aydınının adı en kısa sürede bir eğitim kurumuna verilmelidir.

 

 

Umarım yararlanılır.

 

 

AHMET PEKİYİ

10.06.2020







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YUKARI YUKARI