porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...



MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİ DE ÜNİVERSİTEYİ HAK EDİYOR


facebook-paylas
Güncelleme: 04-07-2020 19:54:47 Tarih: 04-07-2020 13:24

MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİ DE ÜNİVERSİTEYİ HAK EDİYOR

 

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki bu ülkenin her çocuğu bizim çocuğumuzdur.

 

Ve bizim kaybedecek hiçbir çocuğumuz ve insanımız yok.

 

Biz çocuklarımızı göz/ten rengine, düşüncesine, ailesine, sosyo-ekonomik durumuna, eğitim gördüğü kurumlara göre ayıran kişilere asla sıcak bakmadık bundan böyle de bakmayacağız.

 

28 Şubat mağdurlarından biri olarak ayrımcılığın çocuklar üzerinde nasıl bir etki oluşturduğunu iyi bilirim.

 

Bu aziz ve necip vatan için taş üstüne taş koyabilecek çocukları dışlamak vatana ihanettir.

 

Bu ülkenin çocukları ayrımcılığı ve tasnif edilmeyi değil; anlaşılmayı ve takdir edilmeyi hak ediyor.

 

Çünkü her biri içinde bir Fatih Sultan Mehmet, Oktay Sinanoğlu, Fuat Sezgin, Halil İnalcık, Aziz Sancar barındırıyor.

 

Eğer bu yetileri ortaya çıkmıyorsa bu netice, çocuklarımızın değil, onlara eğitim veriyor gibi görünenlerin ve sönük sistemin kabahatidir.

 

Bu bağlamda meslek liselerinde eğitim gören çocuklarımızın da öğrenilmiş çaresizlik psikolojisinden kurtarılması gerekiyor.

 

Onları bu psikolojiye sevk edenlerin de onlara daima "yapamazsınız, yarışamazsınız, olmaz, senin yerin burası daha ötesini düşünme" şeklinde mesajlar verenler olduğunu belirtmek lazım.

 

Meslek lisesi öğrencileri de kendi potansiyellerinin farkına varabilseler ve bu doğrultuda gerekli çalışmaları yapabilseler kendileri ve ülkeleri için çok şey yapabilirler. Zaten her şeye rağmen yapıyorlar da.

 

Kendimden bilirim. 28 Şubatta bize üniversiteyi çok gören diktatörlere inat bugün bir yüksek lisans ve üç üniversite bitirmiş bir kişiyim.

 

Yani engeller aslında bizim zihinlerimizde ve bu engelleri zihinlerimize inşa eden bir psiko-sosyal çevre var.

 

Meslek liseli öğrencilerimiz de üniversiteli olabilirler ve hayal ettikleri hedefe ulaşmak için yol alabilirler.

 

Yeter ki biz onlara güvenelim ve onları destekleyerek teşvik edelim.

 

Tabi burada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

 

Üniversite bir amaç değil araçtır.

 

Her insanın üniversite bitirmesini gerektiren bir durum da söz konusu değildir.

 

Burada önemli olan şey, bir çocuğun kendini nerede görmek istediğidir.

 

Kırlangıç olmak isteyen çocuğa güvercin olmayı, güvercin olmak isteyen çocuğa leylek olmayı, leylek olmak isteyen çocuğa kumru olmayı telkin etmek insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.

 

Evet, tespiti ve yaptırımı mümkün olmasa da bu bir insanlık suçudur.

 

Yukarıda da belirttiğim gibi her çocuk üniversiteyi fetişist bir mantıkla tabulaştırmak durumunda değildir.

 

Üniversiteli ve diplomalı olmayan öyle insanlar vardır ki üniversitelileri cebinden çıkarır.

 

İnsanlık noktasında üniversiteliler onların yakınından dahi geçemez.

 

Üniversiteli ve diplomalı olan öyle kişiler de vardır ki kafasında/omuzlarında çöp çuvalları taşımaktadırlar.

 

Çünkü bilgilerini insanlık, vicdan, ahlak, hakkaniyet temelli kullanmazlar. O bilgileri de çöp çuvallarından farksızlaşır.

 

O halde şunu belirtmeliyim ki bizim için Düz Liseli, Anadolo Liseli, İmam Hatip Liseli, Fen Liseli çocuklar diye bir ayrım söz konusu olamaz.

 

Her biri bizim çocuğumuzdur ve her biri hayallerine ulaşma konusunda desteği ve teşviği hak eder.

 

Meslek liselerinde okuyan çocuklarımız da öyle.

 

Meslek liselerinde okuyan çocuklarımızın zihinlerine kodlanan negatif yargıları kırmak ve onlara, akademik veya pratik hayallerine ulaşabilmeleri noktasında gerekli motivasyonu/operasyonu/organizasyonu sağlamak durumundayız.

 

Başarısızlık bir kader değil tercihtir.

 

Bunu anlatmak ve anlatabilmek mecburiyetindeyiz.

 

 

AHMET PEKİYİ

04.07.2020







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YUKARI YUKARI