porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...



SOSYAL MEDYA YASASI ve ALGI EĞİTİMİ


facebook-paylas
Tarih: 08-07-2020 13:02

SOSYAL MEDYA YASASI ve ALGI EĞİTİMİ

 

Geçenlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, twitter, facebook, youtube ve netflix gibi mecralara karşı olma nedenini ifade ederken cümlenin sonunda; bunların kaldırılması ve yasal düzenleme getirilmesi gerektiğini söyledi.

 

Bu cümleden yola çıkarak Erdoğan’ın sosyal medyayı yasaklayacağı yolunda ciddi bir algı oluşturuldu.

 

Belki de  “kaldırılması” ifadesi yol açtı buna bilemiyorum ancak cumhuriyet tarihinin en özgürlükçü en demokrat siyasetçisine böyle bir yakıştırmada bulunmak en hafif tabirle aymazlıktır.

 

Fakat yine de böyle zamanlarda “dile” çok dikkat etmek gerekir. Çünkü insanın niyetini ve söylemini anında çarpıtan bir kitle var karşımızda.

 

Netice itibariyle bu ülkede kimsenin cesaret dahi edemediği demokratik açılımların mimarıdır Erdoğan. Elbette sosyal medyanın yasaklanması söz konusu değildir.

 

Ha böyle bir yasağa hazır ve onaylayabilecek bir kitle de yok değil. Bu apayrı bir tartışma konusu.

 

Muhalefet, fırsattan istifade hemen Z kuşağına oynamaya başladı. Çünkü gençlerin en zayıf noktalarından biri de netflix ve sosyal medya ortamlarıdır.

 

Buradan yola çıkarak gençlerin diliyle konuşmak suretiyle Erdoğan’ı yasakçı bir konuma getirmeye çalıştılar. Bu noktada bazı AK Partili hesapların da Z kuşağını ötekileştirmeye, çirkinleştirmeye çalışması da manidar!

 

Bazen nasıl böyle basiretsiz olabiliyorlar diye düşünüyorum.

 

Mayıs ayında kaleme aldığım “Hükümet daha neyi bekliyor? Başlıklı bir yazımda sosyal medya yasasının acilen çıkarılması gerektiğini ifade etmiştim.

 

Daha evvel tam da bugünkü kirliliği dikkate alarak bir yasa teklifi sunulmuştu.

 

Ne var ki bu yasa teklifine; “Youtube, Twitter, Instagram'ın başını çektiği tüm sosyal medya platformları zapturapt altına alınıyor” diyerek anında diktatörlük vurgusu yapmışlardı.

 

Ve yasa teklifi geri çekildi. Oysa daha yeni Fransa Meclisi bu konuda ağır yaptırımlar uygulayan bir yasayı geçirdi. Sosyal medyada, terör propagandası yapmak, darbe çağrılarında bulunmak düşünce özgürlüğü değildir.

 

Kullanıcılar, ne dil, ne din, ne ırk ne cinsiyet ne de insanlık namına bir değer tanıyor. Küfürlerin, tehditlerin ardı arkası kesilmiyor. En son Esra Albayrak’a yapılan hakaret ortada. Böyle binlerce örnek gösterilebilir.

 

FETÖ’nün 15 Temmuz’dan sonra dünyanın ilk dijital terör örgütü olduğu gerçeğini de unutmayalım.

 

“Himmet değil hashtag” başlıklı yazımda sosyal medyada nasıl örgütlendiklerini yazmıştım. FETÖ’nün sosyal medya hesaplarını yönetenler en çok 20.00 ile 23.00 saatleri arasındaki 3 saatlik dilimi kullanıyor ve örgüt üyeleri bu saat dilimlerinde kriminal saldırılarını dijital dünyada top tüfek olmadan gerçekleştiriyor.

 

Toplumsal yapılanmaya zarar vermek için açılan bir ‘hashtag’ ile binlerce kişinin sicilini bozarak, devletle karşı karşıya getirecek eylemlere imza atıyorlar. Dijital terör örgütü bu kriminal saatlerde insanları sosyal medyada tutma alışkanlığını sağlamak için en çok paylaşım yapana ödül dahi veriyor.

 

Bakınız dünyada her alanda olduğu gibi sosyal medyada da bir tekelleşme mevcuttur. Twitter, Facebook, YouTube ve Instagram gibi şirketlerin oluşturduğu bir tekeldir bu.

 

Bu şirketlere alternatif kurulan hiçbir sosyal medya platformuna fırsat tanınmaması tuhaf değil mi? Bu tekel olduğu sürece istedikleri ülkede istedikleri algıyı üretmeye devam edeceklerdir.

 

Gönül isterdi ki Türkiye kendi sosyal medya ağını kursun ve yaygınlaştırsın ancak şöyle bir zamanda bu biraz zaman alacak gibi.

 

Benim üzüldüğüm sosyal medya ortamlarında kullanılan dilin gittikçe çürümesidir. Bu AK Partili hesaplar için de geçerli.

 

Son yirmi yılın demokratik kazanımlarını anlatmak yerine kaba bir dili tercih etmeleri ve kendi gibi olmayanları anında dışlamaları, aşağılamaları gibi bir garabetle karşı karşıyayız.

 

Sosyal medya ortamlarına hukuki bir düzenlemenin getirilmesi elzem. Başından beri ifade etmeye çalıştığım bir meseledir bu.

 

Ancak oradaki seviye düşüklüğüne, yapmacık ve samimiyetsiz tavırlara, yalakalığın milli mücadele diye yutturulmaya çalışılmasına ve nobranlığa nasıl bir çözüm bulacağız orası biraz karışık gibi.

 

Sanırım evvela sosyal medyada profesyonel algı üretme üzerine ciddi kafa yormak gerekiyor. Zira insanları sürekli kâfir ya da müşrik ilan etmek algı üretmek değildir.

 

 

UFUK COŞKUN

06.07.2020







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YUKARI YUKARI