porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...



UFUK COŞKUN'un REHBER ÖĞRETMENLİK YAZISI DİKKATE ALINMALI


facebook-paylas
Güncelleme: 02-10-2020 17:29:02 Tarih: 02-10-2020 15:26

UFUK COŞKUN'un REHBER ÖĞRETMENLİK YAZISI DİKKATE ALINMALI

 


Yıllardır yazılarını takip ettiğim bir kalemdir Ufuk COŞKUN.

 

Yazıları değerlidir benim için.

 

Ne söylemiş, hangi konuya dikkat çekmiş bakarım.

 

Hakikati terennüm etme ve inisiyatif alma konusunda tek geçerim kendisini.

 

01.10.2020 tarihli Milat Gazetesi köşe yazısında Rehber Öğretmenlik konusunu Alan Değişikliği, Sosyoloji ve Felsefe Grubu mezunlarını da içine alarak değerlendirmiş. ( https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/rehber-ogretmen-ihtiyaci-nasil-giderilecek/  )

 

Çok önemli bir yazıdır bu.

 

Tebrik ederim öncelikle. 

 

Yine dokunulamaz denilen bir sahaya dokunmuş ve söylenmesi gerekenleri profesyonelce söylemiş.

 

Yazısının altına yapılan yorumlara bakınca üzülmemek elde değil.

 

Eleştiriden ziyade kişisel güdüleri ve duyguları tatmin etmenin ötesine geçememiş yazılanlar.

 

Sistemi ve ilgili mevzuatı anlamadan yapılmış yorumlar hepsi.

 

Yani ciddi bir okuma ve anlama eksikliği söz konusu eleştirilerde…

 

Yok efendim saçmalıkmış, yeni yönetmelikte "rehber öğretmen" tanımı yokmuş, böyle bir yaklaşım kabul edilemezmiş... falan filan...

 

Ufuk COŞKUN yazısının hiçbir yerinde sosyoloji mezunları, felsefe grubu mezunları "psikolojik danışman" olabilsinler dememiştir. 

 

Neyi niçin söylediğini bildiği ve hassasiyeti buradan anlaşılmaktadır.

 

Rehber Öğretmen olabilmeleri için fırsat tanınması gerektiğini ifade etmiştir.

 

Haklı bir öneridir bu. Sınıf öğretmenlerini sertifikasyon sistemi ile engelliler öğretmeni yapan bir çalışma, sosyoloji mezunlarını da uygun bir program ile rehber öğretmen yapabilir. Ki yapmıştır da. Şimdi yapmamasının izahatı yoktur.

 

Buradaki önerinin rehber öğretmenler tamamen sosyoloji/felsefe grubu alanından "alan değişikliği" yoluyla atanmalıdır şeklinde bir öneri olmadığı açıktır. Ufuk COŞKUN zaten böyle bir öneride bulunacak bir kalem değildir.

 

Alan Değişikliğinin amacı hiçbir zaman bir alandaki açığın tamamının kapatılması olmamıştır. Böyle bir uygulama da yoktur. Hiçbir alan değişikliği uygulaması, hiçbir branştaki boşluğu/açığı tamamen gidermeye matuf değildir.

 

Buradaki önerinin gayesinin kendini yetiştiren ve geliştiren; başka bir alanda daha verimli olabileceğini ve sisteme/öğrenciye/eğitime daha çok katkıda bulunabileceğini düşünen eğitimcilere kapı aralamak olduğu bellidir.

 

 

Örneğin 2013 yılı alan değişikliği istatistiklerine bakılırsa görülecektir ki 15 bine yakın açık olmasına rağmen sadece 700 civarı rehber öğretmenlik alanına geçen olmuştur.

 

Şu da tartışılabilir. Bu kontenjan ne kadar olmalıdır? Ne kadar sınırlandırılmalıdır?

 

100-200… limit koyulabilir ama Sosyoloji/Felsefe Grubu mezunlarının rehber öğretmenlik alanına geçişinin önü kapatılmamalıdır.

 

Yönetmelik de kapatmıyor zaten. İleride bunun kanıtını yönetmelikten alınan bölümde görebilirsiniz.

 

Bu konu Talim Terbiye Kurulunun ve Bakanlığın bir düzenlemesine bakar.

 

Olur ya da olmaz bilemem ama Ufuk COŞKUN’un yazısında etik ilkeleri aşan bir durum yoktur.

 

Elbette ki Psikolojik Danışman veya Rehber Öğretmen olma hakkı öncelikle PDR mezunlarının hakkıdır. Bunun aksini iddia etmek en hafif tabirle ayıptır. PDR alanı mezunlarının beklentileri, hissiyatı anlaşılmalıdır.

 

Hatta yazısının en son bölümünde PDR alanının kapasitesi artırılarak mevcut açığın bu alan mezunlarından kapatılmasını önermiştir COŞKUN…

 

Buradaki kapasite vurgusu hem öğrenci kapasitesini hem de PDR atama kontenjanı kapasitesini ifade etmektedir. Bunu başka türlü anlayanın muradını sorgulamak lazım.

 

COŞKUN’un, mevcutta 6.000 civarında olduğunu belirttiği rehber öğretmen/psikolojik danışman açığı, anaokulları da düşünüldüğünde belki 10.000’leri bulmaktadır. Çünkü yeni yönetmeliğe göre okul öncesi kurumlarına da rehber öğretmen/psikolojik danışman ataması yapılması gerekmektedir.. Bakanlığın bu açık konusunda bilgilendirme yapması isabetli olacaktır.

 

Ufuk COŞKUN’un yazısından “PDR alandaki tüm açık sosyoloji ve felsefe grubundan karşılansın anlamı çıkarmak” iyi niyetli ve sağduyulu bir yaklaşım değildir.

 

COŞKUN’un önerisi alan değişikliği sürecinde “rehber öğretmenlik”e geçmek isteyen yakın alan mezunlarına kontenjan açılsın şeklindedir. Bu kontenjanın sınırı ilgili birimlerce belirlenebilecektir.

 

PDR mezunlarının da sınırlandırılmış bir alan değişikliği kontenjanına külliyen karşı çıkması, sistemin uygulamalarına, sistem iyileşmesine, kalite odaklılığa, verimlilik temelli çalışma prensibine, örneklere tezat teşkil edecektir.

 

Ücretli öğretmenlerin hangi branşlardan hangi branşlara görevlendirildiği gözden geçirilince ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.

 

Son olarak, yeni çıkan yönetmelikte “rehber öğretmen” tanımı ve fonksiyonu vardır ve çok ayrıntılı bir şekilde izah edilmiştir. Kimse kendi tabularını ve kalıplarını mevcut kaideler/kurallar olarak lanse etme hakkına sahip değildir.

 

Yönetmeliğin madde 3 “o” bendinde,  “Rehber öğretmen/psikolojik danışman: Eğitim kurumlarında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan, okul rehberlik ve psikolojik danışma programının uygulanması ve koordinasyonunun sağlanmasında program sorumlusu olarak görev alan, rehberlik ve araştırma merkezlerinde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini sunan personeli; psikolojik danışman ise üniversitelerin eğitimde psikolojik hizmetler, rehberlik ve psikolojik danışmanlık ile psikolojik danışma ve rehberlik veya bu alana denk kabul edilen programlardan en az lisans düzeyinde eğitim almış personeli ifade eder” ibaresi bulunmaktadır. Bu ibarenin ilk cümlesi, tamamıyla rehber öğretmen tanımını içermektedir.

 

Rehber öğretmenlik diye bir şey yok demek, yönetmeliğe karşı çıkmak anlamına gelecektir. Mevcut yönetmelikte bu görev var ve bu göreve yönelik düzenleme yapılmış. O zaman hadiseyi mecrasından çıkararak tartışmanın hiçbir anlamı yoktur. Katkısı da olmayacaktır.

 

Sonuç olarak, elbette PDR alanında görev yapma ve atanma hakkı öncelikle PDR mezunlarınındır. Fakat alan değişikliği bir yeni atama uygulaması değildir. Bu bağlamda yeni atama olarak algılanamaz ve alan değişikliği düşünen branşların,  örnekliği olan uygulamalardan kontenjan sınırı koyularak yararlanmasının önüne geçilmemelidir. Aralık ayında takvimi başlayacak olan alan değişikliği sürecinde Ufuk COŞKUN'un önerisi dikkate alınmalıdır.

 

Ufuk COŞKUN’u bu hassas konuya değindiği ve gündem oluşturduğu için tekrar kutlarım.

 

 

AHMET PEKİYİ

02.10.2020







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YUKARI YUKARI