porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...


KÜBRA YASLI

facebook-paylas
ADALLET YAHUT MERHAMET
Tarih: 28-11-2015 17:38:00 Güncelleme: 28-11-2015 17:48:00


Adalet Yahut Merhamet Adalet, merhamet ve lütuf... Üçüne de yerine ve zamanına göre muhtacız. Peki nedir bu kavramların manası? Adalet, hak ettiğimizi almamızdır. Merhamet, hak ettiğimiz cezayı almamaktır. Lütuf ise, hak etmediğimizi almamızdır. Yargılanıp, sorgulandıktan sonra suçlanansak ve eğer gerçekten de suçluysak en büyük ihtiyacımızdır merhamet. Şikayetçiysek, mağdursak, mazlumsak o zaman aradığımız şey olur birden bire adalet. Tabi bir de lütuf var aslında lütuf mucize gibi bir şey, ummadığın anda başına gelen en güzel şey.

 

DEAŞ, Fransa'ya saldırdığında Terör bir dünya meselesi sayılırken, her ülke dört bir yandan terörü lanetlerken; Filistin'de Suriye'de Libya'da Arakan'da yaşanan insanlık dramına herkes kör, herkes sağır. Aynı Fransa, tarihi geçmişinde Libya’ya ilk kurşunu sıkan olduğunda, kimsenin sesi çıkmadı ya da çıkamadı. Güçlü her zamanki gibi haklı sayıldı. Nitekim güçlünün kendini haklı çıkaracak adalet mekanizması ve askeri gücü vardı. Fransa’da yaşananları küçümsemiyorum, tasvip etmiyorum, oh iyi olmuş mahiyetinde söylemiyorum elbette. Sadece aynı şey başka bir ülkenin başına geldiğinde de aynı feryadı koparmalı. Akıl sadece kendine fayda sağlıyorsa bunun adı bencillik olur. İnsan ‘Kötünün’ başına gelen fenalığa acıyamıyor, merhamet edemiyor maalesef ki. Sadece İlahi adalet’in tecellisini izliyor. ‘Etme bulma dünyası’ tabiri, adaleti çok güzel anlatıyor. Şeriatın kestiği parmak acımaz hesabı, adaletin tecelli ettiği yerde vicdanda bir rahatlık oluyor. Kime merhamet edilir ya da edilmesi gerekir bilinmez ama Adalet, herkese lazım.

 

Adalet herkesin eşit sayılmasının, herkesin eşit muamele görmesinin teminatı. Yolun ortasında duran taşı kaldırmayı bile kulluğun vazifesi saymış bir dini yaşarken, başkalarına ait sorunlara duyarsız kalmak; özümüzü inkar etmek olur şüphesiz. Bir haksızlık gördüğünde elinle düzelt, yapamıyorsan dilinle söyle ona da gücün yetmezse kalbinle buğz et. En azından kalp bilsin neyin doğru neyin yanlış olduğunu. Bilsin ki gün gelip de dilin söylemeye, elin düzeltmeye gücü yeterse ne yapacağını şaşırmasın. Kalp şaştı mı doğruyu bulmak zor olur. Kalbi doğru pusulasından şaşırıp da ‘lutfa’ muhtaç yaşamak yerine, her daim doğruyu/hakkı gözeterek ‘’adalet’le’’ hükmederek başımızı dik tutabilmek ümit ve temennisiyle…

KÜBRA YASLI

kubrayasli@hotmail.com



Bu yazı 2526 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI