porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...


MAHMUT TAĞMAK

facebook-paylas
FETÖNÜN "SABBAHİ FİKİRLERİ"...
Tarih: 27-09-2016 10:56:00 Güncelleme: 27-09-2016 10:56:00


Tarihte İslam Dinini içten çökertmek, İslam anlayışını yok etmek ve İslam'ın temel taşlarını yerinden kaldırmak için birçok fırka ve sapık görüşlü sistemler ortaya atılmıştır. Bu yapılardan bir tanesine örneklik teşkil edecek olan, Batıniliğin bir kolu ve Hasan Sabbah'ın öncülüğünde ilerleyen  İsmailiyye mezhebidir. Bu yapının en önemli özelliği "takiyyecilik anlayışıdır". Bunlar, hızla yayılan Ehli sünnet anlayışının önünü kesmek için  ve Selçuklu Devletini yıkmak için "takiyye" analyışını inanç sistemi haline getirmişlerdi. Devleti yıkma girişimlerini kendisine üs olarak seçtiği Alamut kalesinden yöneten Hasan Sabbah, tabiri caiz ise Asya'da anarşiyi ve terörizmi sistemleştiren ilk kişi olmuştur. 33 yıl Alamut kalesinde terörü ve anarşiyi yöneten Sabbah, eğitimi ve okumayı yasaklayarak müridlerinin cahil kalmasını istemiştir. Allah'ın akıl ve düşünceden ziyade imanın rehberliğinde tanınabileceğini müridlerine aşılamış, böylelikle aklın din için yeterli olmadığını, dini öğrenmek için her devirde bir masum imamın olması gerektiğini savunmuştur. Kendisine tabi olanlara cenneti vaad etmiş, vaad ettiği cennetin tadını dünyada almaları içinde müridlerine haşhaş yani esrar içirmiştir. Böylece verdiği her emrin yerine getirilmesini sağlıyordu. Zamanla siyasi ve sosyal düzeni çökertmek için bu şekilde hipnoz ettikleri fedailerini kullanmaya başladılar. Bu kişiler kendilerine has tehdit ve şantaj sistemleriyle devlet büyüklerini ya kendilerine bağlıyorlardı yada ortadan kaldırıyorlardı. Selçuklu Sultanı Melikşah ilk defa Hasan Sabbah'la mücadeleyi devlet politikası haline getirmiştir. Ancak Melikşah'ın şüpheli ölümü ve Nizamul Mülkün de öldürülmesi devletin bu yapıya karşı projelerini ve mücadelesini sekteye uğratmıştır.

 

Hasan Sabbah'ında fikirlerini savunduğu İsmailiyyede temel kural takiyyedir. Mensuplarını korumak için her türlü dini ve siyasi fikirlerini saklama, kendini her türlü şartlara uydurma anlamına gelen takiyyeyi günümüzde kullanan bir çok kişi ve zümrenin olduğu konusunda şüphe bulunmamaktadır. Bunların başında yıllarca kendini İslam toplumuna hizmet hareketi olarak sunan, oysa İhanet Örgütü olan, teröristbaşı Fetullah GÜLEN önderliğinde faaliyet gösteren yapı gelmektedir. Diyalog ve Hoşgörü diyerek hipnoz ettikleri hain mensuplarına, aslında yıllardır bu ülkenin üzerine darbe yapmak için talim ve telkinde bulunuyorlar. Hatırlayacağınız üzere yakın tarihte bir 28 Şubat vakası yaşandı. Adına postmodern dedikleri darbe yöntemi ile bu ülkeyi sindirmeye çalıştılar. Şöyle bir hafızamızı yoklayacak olursak o dönemde yazarlardan biri olan İsmail NACAR ; bu yapıyı batıniliğin kolu olan ismailiyyenin devamı görüp, fetullah gülen'i de Hasan Sabbah' a benzetirken  " Bunların dinle alâkası yok. Bunlar, takiyyeyi siyasete sokan, Selçuklu İmparatorluğu'nu içerden yıkmaya, devleti ele geçirmeye çalışan, önderliğini Hasan Sabbah'ın yaptığı Batıniler'in devamıdır" demişti. Bu görüşünün doğruluğunu da şöyle ispat ediyordu : " Fethullah Gülen ‘Küçük Dünyam’ adlı anılar kitabında ‘Taktik ve stratejiler söylenmez. Söylendiği an onun bir taktik olma hüviyeti ortadan kalkar; stratejiler sadece tatbik edilir’ demiştir. Ve İsmail NACAR "Neo-Batınilik"diye adlandırdığı bu olayı 13.07.1998 tarihinde “Yeni Bir Batıni Tehlikesi" adlı yazısıyla kaleme almıştır.

 

2010 yılından bu yana gelişen olaylar, aslında bu yapının Batınilik hareketi ile akrabalığının olduğu konusunda herhangi bir şüphe kabul etmemektedir. Sözüm ona kendilerini dini grup olarak tanımlayanların, ihanet çeteleri ile nasıl kol kola gezdiklerini görmüştük. Müslümanlar zulme maruz kalırken sesi çıkmayanların, Kendi çıkarlarına ve rantlarına dokunulduğunda nasıl sosyolojik facialara yol açmaya çalıştıklarını görmüştük. Ancak her planın ve her stratejinin üzerinde  bir plan ve strateji olduğunu anlamak istemeyen bu yapı "şükrolsun" kirli yüzlerini kendi elleriyle bu millete göstermiş oldu.

 

Son zamanlarda ikinci darbe tarihi ile ilgili bilgilerin doğruluğu tartışılmaktadır. Aslında bu yapı büyük çoğunluğu Müslüman olan toplumumuza iki darbe girişiminde bulunmuştur. Bunlardan biri "Dini-Fikirsel Darbe" diğeri ise "Sosyal-Silahlı Darbe".... Hatırlanacağı üzere, 28 Şubat döneminden sonra bu toplumun değerleri için  bazı fikirler ortaya atmışlardı. Ve bu fikirlerinin doğruluğunu ispat etmek için "hoşgörülü" davrandıklarını söylüyorlardı. Bu aslında bir Dini-Fikirsel darbe girişimi idi. Bu süreçte bir nebze başarılı oldukları söylenebilse de, bu girişimde de mağlup olduklarını anlayınca ikinci darbe girişiminde bulundular. Sosyolojik darbe... Her geçen gün medyada ve meydanlarda takiyye yaparak fitnelerine yenilerini katmaya devam ettiler. İstedikleri zemini hazırlamak için her yolu mübah görerek kaos ortamı hazırlıyorlar ve bunu olay anı gerçekleşmeden algı için dünyaya servis ediyorlardı. Aslında istedikleri tek şey, Müslüman bir toplumun refah seviyesine ulaşmaması ve İslam Medeniyetinin hızla yayılmaması idi. Yaptıkları bütün hilelere rağmen, ortaya attıkları fitnelere rağmen, bu toplumdaki Hızlı gidişatı ve yükselişi hizmet ettikleri yerlere anlatamadıklarından olacak ki 15 Temmuz gecesi silaha sarıldılar. Düşündüler ki bu millet ölüm korkusuyla durdurulabilir. Ancak bu toplumda anne ve babalar evlatlarına ölümü "Şahadet Şerbeti" diye anlatıyorlar. Yani ölüm bizim için korkulacak bir mevzu değil zevkle içilecek şerbettir. İkinci darbe girişimde de mağlup oldukları için artık bu yola tevessül etmeye cesaret edemeyeceklerdir. Ama kendi dilleriyle de söyledikleri gibi hizmet ettikleri haçlı ordusu ile hareket edeceklerdir... Velhasıl, Bu saatten sonra Haçlıyı savunacak ve onları üstün gösterecek kadar canileşen bir hainden her şeyin beklenmesi gerekir...

Mahmut TAĞMAK

mahmuttagmak@gmail.com



Bu yazı 2345 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI