porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...


SAMİ ALÇIN

facebook-paylas
AĞAÇ, GEREKİRSE KESİLİR
Tarih: 15-03-2016 22:38:00 Güncelleme: 15-03-2016 22:40:00


Allah Teala“Sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi isteyen Allah’tır.” başka bir ayette “Yeryüzünü insanoğlunun emrine musahhar kıldık.” buyuruyor.  Ayette geçen musahhar kelimesi yeryüzünü istediğin gibi kullan anlamında değil diğer ayet ve hadislerde de geçtiği üzere belli bir düzen ve ahenk içinde kullan anlamına geliyor.

 

Dünyamız ilkel kabilelerden günümüze kadar devamlı bir değişim ve gelişim içinde olmuştur. Şimdiden sonrada bu değişim ve gelişim sürecinin devam edeceği muhakkaktır. Geçmişten günümüze değin gelen bu değişim sürecinde nizama yön veren veya yön verebilecek azmi gösteren toplumlar ayakta kalmışlar ve tarih sahnesine de adlarını altın harflerle yazdırmışlar. Bu değişim ve gelişim sürecinde âtıl kalan toplumlar da tarih sahnesine çıkamadan kaybolup gitmişler.

 

Bizim insan olarak üç temel ihtiyacımız var: Barınma, giyinme ve yeme ihtiyacı. Hayatta kalabilmemiz için öncelikle bu temel ihtiyaçlarımızı karşılamak zorundayız. Bu ihtiyaçlarımızı karşılamak için de doğadan mutlak surette bir şeyler almak zorundayız. Ev yapmak için, yol yapmak için ağaç kesmek; giyinme ve yeme ihtiyaçlarımızı karşılamak için de ektiklerimizi tüketmek zorundayız. Dolayısıyla hayatta kalabilmenin yegâne yolu doğaya müdahale etmekten geçiyor. Burada önemli olan doğaya müdahale ederken doğayı yıkmadan, doğaya en asgari zararı vererek ihtiyaçlarımızı gidermek; yıktığımız yerleri de bir plan ve proje dahilinde yeniden inşa ederek oraları tekrar insanlığın hizmetine sunabilmek olmalıdır. Hareket noktamız “biz doğayı atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldık.” atasözü olmalıdır.

 

Gözünü hırs bürüyen insan zamanla hafıza ve düşünce yetisini kaybederek, geleceğini unutarak her şey benim olsun mantığı ve daha çok kazanayım düşüncesiyle doğada büyük bir tahribata girişir. Orman, ağaç, fidan ne varsa geleceğini düşünmeden yok eder. Kanunlar el verse park ve bahçeleri de yok edecek ama kanunlar buna müsaade etmiyor.

 

Şu “doğa dengesini bozanlardan bir gün intikamını alır. Doğaya uygun yapılaşma yapmadığınız zaman doğadan aldıklarınızı bir gün doğa da sizden geri alır.” ifadesi de bizlere doğaya sahip çıkmamız gerektiğini hatırlatıyor. Ancak gözünü hırs bürüyen ve geleceğini yok eden insanoğlu artık yaptığı yıkımın kendini de rahatsız ettiğini anlamaya başlayınca bu sefer feryad-ı figan etmeye başlar: “Koşun, yetişin ağaçları kesiyorlar, fidanları yok ediyorlar…”  Bu feryad-ı figan  ''Şecaat arz ederken merdikıpti sirkatin söyler.'' darbı meselinin ta kendisidir. Sen önce ormanları ve ağaçları yok et. Ortada orman namına bir şey kalmayınca da halka hizmet için yapılacak yerlerdeki ağaçların kesilmemesi için ortalığı ayağa kaldır. Biz bu çağrıları ve eylemleri ormanları milletin menfaati için kesenlere karşı değil şahsi emelleri için kesenlere karşı yapmalıydık.

 

Şu anda ülkemizin ayağa kalkması, enerji üretebilmesi, üretim faaliyetlerini artırabilmesi için yola, köprüye, santrallere ihtiyacı vardır. Ve bunları yaparken de ağaç kesilmesi gerekiyorsa ağaç da kesilir, gerekli çevre düzenleme çalışması da yapılır. Aksi takdirde üçüncü dünya ülkesi olarak yerimizde saymaya devam ederiz.

 

Eğer yol,köprü ve santraller için hiç ağaç kesilmesin diyorsak o zaman kullandığımız bütün teknolojik aletleri de çöpe atmamız gerekir. Çünkü kullanılan her teknolojik aletin az ya da çok hem doğaya hem insana mutlaka bir şekilde zararı var. Bütün teknolojik aletleri bırakıp taş devrindeki ilkel kabile hayatına dönsek bile yine doğaya müdahale etmeden hayatımızı idame ettirmemiz mümkün değil. Yani ilkel kabile hayatına dönmeyi düşünenler varsa maalesef ilkel kabile hayatına dönmek de çözüm değil çünkü yaşamak için doğayla alış-veriş yapmak zorundayız. Burada her canlının doğayla etkileşimini ve bunun sonucunda olacakları açıklayan “ekolojik ayak izini” de unutmamak gerekiyor.

 

Sonuç olarak insan doğaya sahip çıktığı sürece müdahale etme hakkına sahiptir. Dinimizin çevreye verdiği önemi peygamberimizin şu hadisi şerifi en güzel şekilde ifade ediyor: “Yarın kıyametin kopacağını bilseniz dahi , bugün elinizdeki fidanı dikin.”Bu bağlamda  plan ve projesini çizdikten sonra doğada her türlü onarım ve ümran faaliyetlerini yapmak insanoğlunun görevidir. Hiçbir ağaç kutsal değildir. Gerekirse kesilir, gerekirse odun yapılıp yakılır. Millete hizmet anlamında yapılacak faaliyetleri ağaç katliamı yapılıyor diyerek halkı ayaklanmaya çağırmak ülkenin gelişimine ve ilerlemesine taş koymak demektir.

 

Bu engelleme faaliyetleri Türkiye’nin neresinde yapılırsa yapılsın sonuç değişmez: İster Taksim’de, ister Cerattepe’de.

 

samialcin@gmail.com

SAMİ ALÇIN



Bu yazı 2107 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI