porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...


TAHİR ŞAHİN

facebook-paylas
KÖR OLAN GÖZLER DEĞİL, SİNELERDEKİ KALPLERDİR
Tarih: 28-03-2016 21:38:00 Güncelleme: 28-03-2016 21:38:00


İnsanlık tarihi kuş bakışı incelendiğinde görülecektir ki, insanoğlunun ilk ilgi duyduğu ve geliştirdiği bilim dalı astronomi, son bilim dalı ise psikolojidir. Bunun böyle olmasının en temel sebebi kanımca, insanoğlunun kendi yaşadığı gezegen olan dünya dışında var olan gezegenlerde neler olup bittiğini merak etmesi, ama söz konusu kendi olduğunda kendisini değerlendirme, tanıma, keşfetme ve tahlil etme konusunda ipe un sermesidir.

 

Gerçekten de insanın kendisi ile yüzleşmeye cesaret edebilmesi, kendini tanımaya çalışıp tahlil etmeyi başarabilmesi onun önemli bir aşama kaydettiğinin göstergesi olmakla birlikte, insan hayatındaki en zor işlerden biri de, kişinin kendisini eleştirebilmesi ve yanlışlarını görebilmesidir. İnsanın olumlu ve olumsuz birçok özelliği olduğu gibi bu özelliklerin dışında var olan dünyaya göre şekil alan davranışları da vardır. İnsan kendindeki olumsuz hasletleri ve davranışları neden görmekte zorlanır acaba?

 

Bu konuda Hz. Mevlana (ks) şöyle der:

“ Bir fili su içmesi için bir su kenarına götürdüler. Fil tam su içeceği sırada durgun suda kendi aksini gördü. Karşısında başka bir filin olduğunu sanan fil ürktü. Aslında bilmiyordu ki ürktüğü fil kendisi idi. Zulmediş, kin güdüş, haset, hırs, insafsızlık, kibir ve benzeri bütün kötü huylar sende oldu mu incinmezsin. Ama bunları bir başkasında gördün mü ürkersin, incinirsin. Bil ki, gerçek de kendinden ürkmekte ve kendinden incinmektesin. İnsan kendi kelliğinden ve kendindeki çıbandan iğrenmez. Yaralı elini yemeğe sokar, parmağını yalar da gönlüne hiçbir tiksinti gelmez. Fakat bir başkasında küçücük bir çıban yahut azıcık bir yara görse onun yediği yemekten tiksindiği gibi onunla yemek yemekten de tiksinir.”

 

İnsan kendi davranışlarının olumsuz sonuçlarını görmekten ve yüklenmekten kaçar. Her zaman kendini haklı çıkarmak adına karşısındakine, “ Ama, fakat, çünkü, sen bilmiyorsun, farkına varmıyorsun” gibi ifadeler içeren cümleler kurar.

 

Bir gönül insanı bu durumu şöyle ifade etmektedir:

“ Bir dağ keçisi sarp kayalıklarda nasıl kendine bir yol bulursa, nefis de kendini haklı çıkarabilmek için kendisine mutlaka bir yol bulur.”

Kişi kendi bulunduğu noktadan olaylara baktığı için her zaman kendisini haklı görür. Kendisine içinde bulunduğu çevreden dolaylı veya dolaysız uyarılar gelse de, o hiç birini önemsemez ve kulak ardı eder. Böyle olunca da yaşananlar içinden çıkılmaz bir hal alır. Kendi egosunun öylesine kölesi olur ki, bile hata yapar da farkında olmaz.

 

Hayat rehberimiz olan Kuran-ı Kerim’in Hac Suresi 46. Ayet-i Kerime’sinde Allah (c.c) Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

 

“Doğrusu kör olan gözler değildir. Kör olan sinelerin içindeki kalplerdir.”

Sonuç olarak, gerçek kör görmek istemediği için gönlü körleşendir. Ama gün gelir insan istemese de görmek istemediği şeyi zorunda kalır.

Ne mutlu o insana ki, görmek zorunda kaldığı o gün gelmeden kendi inatçılığını bir kenara atıp da, hakikate gözlerini ve gönlünü açar.

TAHİR ŞAHİN

sahintahir1967@gmail.com

 



Bu yazı 2475 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI