porno izle porno izle porno izle porno izle
Bugun...


TAHSİN YURTTAŞ

facebook-paylas
ÖZELEŞTİRİ ÜZERİNE BİR DENEME
Tarih: 23-11-2015 21:39:00 Güncelleme: 23-11-2015 21:39:00


Sevgili genclerinsesi.com takipçileri. Sizlerle bu ilk yazımda özeleştiri üzerine biraz sohbet etmek istiyorum. Sizce özeleştiri nedir?

 İngilizcesi otokritik, Arapçası en-nakdü’z-zâtî olan bu kavram, Türk Dil Kurumu sözlüğünde Bir kişinin kendi davranışları üzerine yönelttiği yargı, otokritik” olarak tanımlanır.

 

İnsanın kendini özeleştiriye tabi tutması neden bir ihtiyaç olabilir? Bunun cevabı insanın özünde hata eden, günah işleyen, yanlış yapabilen bir varlık olmasıdır. Sanırım aramızda ben hiç hata etmem ya da etmedim diyen insan yoktur. Kişinin hata yapabileceğini kabul etmesi, onu mükemmeliyetçilik hastalığından kurtardığı gibi onun insaniyetini de güçlendirir. Çünkü insan nisyan/unutkanlık ile iç içedir. Unutan insan hata eder. Hata eden insan ya hatasını kabul eder, ben yanlış yaptım der, tevbe eder ya da özür diler -işte Hz. Adem böyle yapmıştır- ya da şeytan gibi kendisinin hata yapmadığını, suçlu olanın ve saptıranın Allah olduğunu ve mükemmel olduğunu iddia eder. Günahta veya yanlış bir davranışta hata eden şeytanlaşır, şeytanlaşan bir insan bunu alışkanlık haline getirdiği için kendini mükemmel görür ve üstünlük taslar. Üstünlük taslayan bir insanın kendini eleştirmesi, hatasını görmesi, insan olduğunu fark etmesi mümkün müdür? Biraz zor değil mi?

 

Özeleştiriyi kabul etmeyen insanların dil kalıpları şu şekildedir:

-Ben haklıyım!

-Ben asla yanlış yapmam!

-Asıl suçlu sensin!

-Allah seni affetsin!

 

Özeleştiriyi başarabilen insanların dil kalıpları ise şu şekildedir:

-Bu konuda haksızlık yapmış olabilirim, bunun üzerinde düşüneceğim

-Yaptığımın doğru bir şey olduğundan emin değilim

-Başkasını suçlamak yerine bu konudaki sorumluluğumu netleştirsem iyi olacak gibi

-Allah beni affetsin!

 

Tevbe etmek, özeleştiri yapmaktır. Nitelikli bir özeleştiri, kişiyi insaniyetinin zirvesine bile çıkarabilir. Eskiden sufilerin kendilerini inzivaya çekerek günlerce nefis muhasebesi yapması buna örnek verilebilir. Çevremize nizam vermeye çalışmadan önce kendi davranışlarımıza çeki düzen vermek daha yararlı olur. Sufilerin nefis terbiyesi dedikleri de bu olsa gerek.

 

Özeleştiri yapmayan/yapamayan hiçbir insan, aile, devlet, kurum, vakıf, hoca, şeyh, vs. asla gelişemez, ilerleyemez. Aksine insan ya aşağı iner ya da yukarı çıkar. Yeryüzünde hep aynı kalan insan yoktur. Evren boşluk kabul etmez. Ya özeleştiri yaparak insan olduğumuzu hata yapabileceğimizi, önemli olanın bu hatayı düzeltmek olduğunu kabullenip Hz. Adem gibi gelişeceğiz ve insaniyetimizi devam ettireceğiz, ya da şeytan gibi hatalarımızda ısrar ederek insaniyet zeminimizi yitirip aşağıların aşağısı olan bir dereceye düşeceğiz.

 

Karar senin! Hangisini tercih etmek istersin?

 

TAHSİN YURTTAŞ

yurttastahsin@gmail.com

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi



Bu yazı 3167 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI